Hepimiz Kristof Kolomb'a Güldük
14 Eylül - 21 Ekim 2006
Sanatçılar: Roderick Buchanan, Jeremiah Day, Omer Fast, Runo Lagomarsino, Deimantas Narkevicius, Amalia Pica, Florian Wüst
Performans:
"1, 2, 3, 4"
Jeremiah Day
14 Eylül Perşembe saat: 22:30
Platform Galeri
Küratörler: Krist Gruijthiujsen ve November Paynter
Günümüzdeki sanat ve sergi pratikleri, genelde tarihin yeniden sunumunu, ya da kolektif hafıza ve olgular arasındaki problematik diyalektiği sorgulamayı amaçlar. Son yıllardaki sanatsal pratiklerin odak noktası, sahnelemeler ve belgesel videolar da dahil olmak üzere, tarihi olayların yeniden kurgulanması üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu tutumun ardında geçmişte cereyan eden bir olayın sorgulanması ya da yapılan yorumların sosyal çağrışımlarının gözden geçirilmesi yatmaktadır. Bu eğilimlerden farklı tutum alan Hepimiz Kristof Kolomb'a Güldük öncelikle, belirli tarihsel olaylara sanatçıların ilişki ve merakına ve bunun sonucunda ortaya çıkan öznel ve sanatsal yorumlara değinir.
Hepimiz Kristof Kolomb'a Güldük üç bölümde tasarlandı. Sergi, adını Runo Lagomarsino'nun 22 Temmuz-3 Eylül 2006 tarihleri arasında Stedelijk Museum Bureau Amsterdam sunumunda gösterdiği işinden almıştı. Platform'daki sergiye ise Omar Fast ve Deimantas Narkevicius eklendi. İlk sergi, serginin adına ve kavramsal çercevesine daha renkli ve kaygısız bir bakışla yaklaşırken; İstanbul'daki ikinci sergi ise daha melankolik bir tutum alıyor. Projenin üçüncü bölümü ise bir yayın olacak.
Geçmişte cereyan eden bir olayın sorgulanmasını veya yapılan yorumların sosyal çağrışımını gözden geçirmeyi amaçlayan sanatsal yeniden yaratımla, geçmişe ait bir durumun bugünkü okunuşuna etki eden anlam boyutlarını keşfetmek için yapılan sanatsal yorumun arasında ince ama belirgin bir fark vardır. Bunların birincisi, tarihsel yeniden sunumun gerçekliğini, kolektif hafıza ve olgulara dayanan kaynak arasındaki problematik diyalektiği ele alır. İkincisi ise sanatçı tarafından başlatılan, bireyin geçmişindeki önemli bir "an"ı anlamayı amaçlayan kişisel bir arayıştır. Tarihsel olayları ve bugünkü anlamlarını vurgulayan özgün sanatsal pratiklerin araştırması, aynı zamanda ilgi çeken bir konu başlığıdır. Son zamanlardaki küratöryel çalışmalar bu alan üzerine -yeniden sahnelemeler ve belgesel videolar dahil- giderek daha fazla yoğunlaşmaktadır. İkinci yaklaşımdaki farklılık -tarihsel bir olayın sanatsal yorumu- sanatçıların, referans alınan an ile ilişkisine ve belirli bir olaya karşı ilgisi üzerine odaklanmasıdır. Bu ilişki, öznel bir bakıştan, sanatsal yorumu oluşturan merak, araştırma ve sonuçlardan beslenir.
Bu yaklaşım, sanatçının incelemeyi ve araştırmayı bırakamayacağı bir büyülenmenin sonucudur. Sanatçı, tüm yönler ve detaylar üzerinde çalıştıktan sonra ürettiği sanat yapıtında, özgün kaynaktan uzaklaşan katmanları kullanır, ya da -Day, Moti ve Florian Wüst'ün işlerinde görüldüğü gibi- geçmişine ait, birbirleriyle kısmen bağlantılı olayları seçer, bu tavır tekrarlanan bir stratejiye dönüşür. Örneğin Wüst, Amerika ve Almanya tarihindeki önemli olayları araştırmıştır. Bunlardan biri, 1962 senesinde, Spiegel Skandalı olarak geçen, nükleer fizikçi Robert Oppenheimer vakasıdır. Wüst, yaptığı yorumların her birinde, ses, video, duvar çizimleri ve enstelasyonları kullanarak, seçtiği konuları kendi estetiği aracılığıyla birbirine bağlar. Böylelikle yeni bir sınıflandırmaya ve yeni bir zamana tabi tutulmuş zincir oluşturulmuş olur.
Hepimiz Kristof Kolomb'a Güldük, geçmişe dair, farklı okumalara açık araştırmaları konu alır. Mümkün olduğunca ferah bir biçimde yerleştirilen işler, izleyici tarafından tek başına değerlendirilebileceği gibi, aynı zamanda bir bütünün parçaları olarak algılanabilir. Konular belirgin bir biçimde bağlı veya tarihsel olarak birbirleriyle ilişkili olmasa da, işler, benzer sanatsal yaklaşımlar ve tutumlar yoluyla ortak göndermeler yapabilir. Ayrıca, tüm olayların anlamı, kolektif ve uluslararası anlamda kabul görmüş bir tarihin içinde belirlenmiştir. Buna rağmen temeldeki anlamı göz ardı etmeyen sanatçılar, yorumlarını güncel bir platforma taşır: Sanat üretiminin referans verdiği geçmişle ilişkisinden çok, özerk bir biçimde şu anda nasıl okunduğu önem kazanmaktadır. Bu durum, en belirgin şekilde, sanatçıların kurguyu olaya bağlayan ve aynı zamanda gerçekçi olma zorunluluğundan uzak tavrında görülür. Bu yaklaşım, izleyiciye kendi yorumu için alan bırakır, varsayımsal ve tarihsel çağrışımlara imkan tanır.
Runo Lagomarsino tarafından seçilen ve uyarlanan "Hepimiz Kristof Kolomb'a güldük" ifadesi, serginin destek ve odak noktasıdır. Cümledeki şahıs zamirini üçüncü çoğul şahıstan birinci çoğul şahsa döndüren Lagomarsino, yaptığı alıntının sorumluluğuyla oyun oynadığı gibi, zaten kurgusal olan bu ifadeyle flört etmektedir. Bir dil sürçmesi gibi, metin küçük bir ekrana yansıtılır, ifade serginin ana merkezini oluştururken, diğer işler de bunun çevresinde yerlerini alır.
Lagomarsino'nun işine bir bağlantı, Amalia Pica'nın To Everybody That Waves (El Sallayan Herkese) filminde karşımıza çıkar. Film, Amsterdam limanından ayrılan eski bir yelkenlinin yolcularını el sallayarak uğurlayan grubu betimler. Pica, Lagomarsino'ya benzer bir şekilde sahte, her yerde bulunabilecek, kolektif bir hafızaya işaret eder. Tasvir edilen, hakiki bir olay olmaktan uzaktır: Film, limandan Amerika'ya toplu göçü anlatmaz. Görüntüler; film kaynağını, medya ve hayal gücümüz tarafından oluşturulan birçok kurgusal yanıttan alır. Eski bir yelkenli imgesinin ve siyah-beyaz görüntünün getirdiği avantajı kullanan Pica, çevresindekilerden görüntünün içine dahil olmalarını bekler. Böylelikle, farklı kurgusal çağrışımlar -tarihsel gerçeklikle bağlantılı olmasalar dahi- bir araya getirilir ve böyle bir sahneyi şimdi nasıl tasavvur edebileceğimize dair kişisel yorumlar yaratılır.
Jeremiah Day'in çalışması Reconstruction (Yeniden İnşa), tarihsel betimlemenin sınırlarını yansıtırken, hatıraların günümüz toplumuna ne ifade ettiğine dair ilginç bir örnek sunar. Fotoğraf, metin ve heykellerden oluşan enstalasyon, 2004 yazı ve sonbaharında, Washington DC'deki başlıca anıtların onarılmasını referans alır. Day, onarım sürecinin, bir tesadüften ziyade, Birleşik Devletler'in politik söylemindeki değişime paralel sembolik bir yeniden düzenleme olduğunu öne sürmektedir. Fotoğrafların üzerinde yer alan el yazısı notlar, sanatçının propaganda iddialarını dile getirir, metin, olası gerçek ve aşikar olan kurgudan oluşan parçalanmış bir hikaye anlatır.
Florian Wüst'ün enstelasyonları birey ile devlet arasındaki çelişkili ve zıt ilişkiyi inceler. İlişki, müzakerelerin, uzlaşmaların ve değerlendirmelerin üretici baskıları altında sürekli değişim göstermektedir. Bununla beraber, Day'in de ortaya koyduğu gibi, devletin belirleyici gücü; ifadeleri, imgeleri ve dili -somut tarihsel durumlara ait olsalar dahi- yoğrulabilen ve kolayca şekil verilebilen materyaller gibi algılama eğilimindedir. Bu durumda söylem, bir doktrine dönüşür. Protecting Freedom Until There is No Freedom Left (Özgürlük Kalmayıncaya dek Özgürlüğü Korumak) isimli enstelasyon (2004), J. Robert Oppenheimer'ı, geçmişi ve şimdiki zamanı sanatsal açıdan ele alan, tarihsel bir mercek olarak kullanmaktadır. Wüst, aktörler ve olaya dahil olan kişilerin öznel bakışları arasındaki iletişim biçimi üzerine yoğunlaşır, tartışmaları soyut politik bağlamdan çıkarır ve kişisel nitelendirmelerden oluşan bir seri ortaya koyar.
Wüst'ün işinde, aktörler Oppenheimer'ın hikayesinin bir yorumunu oluşturmaya çalışırken Roderick Buchanan'ın History Painting (Tarih Resmi) isimli videosu farklı bir perspektifle izleyicinin karşısına çıkmaktadır: Videoda gerçek askerler iki yüzyıl önceki seleflerinin güncel bir yorumunu sunar. Wellington, Tamil Nadu ve Catterick, North Yorkshire'da 2004 yazında kameraya alınan film, Tamil Nadu'da Madras Alayı'nın, eğitimini yeni bitirmiş askerleriyle İskoçyalı Piyade Tümeni'ndeki suretlerini betimlemektedir. Bu genç adamların selefleri, 1803'te Assaye Savaşı'nda bulunmuştur. İki alay da halen, Assaye renklerini ve fil imgesini taşımaktadır. Kuşkusuz Assaye'deki zafer, her bir askerin şahsi onur ve kimliği için büyük öneme sahiptir. Roderick Buchanan'nın yeni işinin kaynağı, belirli tarihi bir ana işaret etse de, ulaştığı nokta daha güncel ve hırs bağlamında daha karmaşık bir yapıya sahiptir.
Bu sergi Mondriaan Foundation'ın değerli katkılarıyla gerçekleştirilmektedir.